Devlet 1

Sözlük tanımına göre Devlet, belli bir toprak üzerinde siyasal olarak örgütlenmiş millet veya milletler topluluğudur. Yani insanların bir araya gelerek kurdukları bir yönetici tüzel kişiliktir.

Özellikle anarşisler, devletin gereksiz bir şey olduğunu ve insanları sömürdüğünü savunurlar. Gerçekten öyle mi ? Bunu sorgulayıp, düşüncelerimi paylaşmak isterim.

Öncelikle doğrudan fikrimi söyleyip, sonra ispata geçeceğim. Ben devletin insan için doğal bir gereklilik olduğunu savunuyorum. Devletin tanımını yukarıda yaptım. Peki “insan” nedir ?

Filozofların bir kısmı insanı “….. hayvandır.” şeklinde tanımlar. Yani insanın bir çeşit hayvan türü olduğunu ileri sürerler. Ben de bu teoriye katılıyorum.  İnsan’ın dünya’da yaşayan hayvanlardan yapı bakımından çok fazla bir farkı yok. Sadece genetik olarak daha gelişmiş durumda. İnsan beynini daha iyi kullanabiliyor. O halde beyin farkını çıkardığımızda insanın, hayvanlar ile aynı doğal kanunlara mağruz kaldığını söyleyebiliriz. Bu doğal kanunların konumuzla ilgili kısmını tespit için çeşitli örneklere bakalım.

Önce Karınca ve Arılar ile başlayalım. Bu hayvanlar toplu halde yaşamanın en güzel örneklerini oluştururlar. Hem kendilerine ait bir yerleşim yeri inşa ederler, hem de belli bir organizasyona sahiptirler. Bu organizasyonlarında doğal işbölümlerine sahiptirler. Başlarında bir kraliçe bulunur. Bu kraliçeye yardımcı olan bir sınıf vardır. Ve organize bir şekilde yaşamlarını sürdürürler. Kısacası bu hayvanlarda bir devlet olduğunu söyleyebiliriz.

Daha az sayıda hayvan topluluklarına bakalım. Mesela Kurt ve Aslan gibi hayvanlar küçük sürüler halinde yaşarlar. Bu sürülerin bir liderleri olur. Avlanma, yer değiştirme gibi kararlarda liderin etkinliği vardır. Genelde lider en güçlü olan hayvandır.

Bunların dışında elbette yalnız veya çift halinde  yaşayan hayvanlar da vardır. Bu noktada önemli olan bu verdiğim örneklerin hepsinin doğal olarak o şekilde yaşadığıdır. Hayvanat bahçelerini saymazsak, hayvanlar doğal ortamlarında türlerine göre bir yaşayış tarzına sahiptir.

Peki bundan konumuz ile ilgili ne gibi doğal kanunlar çıkarabiliriz ?

1 – Hayvanlar türlerine göre çeşitli yaşayışlara sahiptir.
2 – Topluluk halinde yaşama bunlardan biridir.
3 – Topluluk halinde yaşayan hayvanların bir yöneticisi veya daha büyük sayılarda bir yönetim grubu bulunması da doğaldır.
4 – Yöneticilik arılarda olduğu gibi doğuştan ya da aslanlarda olduğu gibi sonradan (güç yoluyla) elde edilebilir.

İnsan da toplumsal yaşamı olan bir hayvandır. Yalnız veya küçük bir aile ile yaşamayı tercih eden istisnalar olabilir. Bu istisnalar genelde sürü halinde yaşayan hayvanlarda da görülür. Buna insanın hayata bakışındaki ve algılayışındaki görecelilik diyebiliriz.

Ancak insanların büyük çoğunluğu için, ihtiyaçlar ve yaşamak için gerekli olan şeylerin çokluğu, yalnız yaşamaya izin vermez. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi, insanı hayvandan ayıran 2 basamağa sahiptir. Bunlar “Saygınlık gereksinimi” ve “Kendini gerçekleştirme” dir. Bu ihtiyaçlar insanın aklından kaynaklanır. Yani bunlar da insana has doğal ihtiyaçlardır ve karşılanmaları gerekir. Bu karşılanma ancak bir toplum içinde yaşamakla olur.

Bir toplum olduğu zaman da yine yukarıdaki örneklerden hareketle, düzeni sağlayacak bir yöneticinin olması gerekmektedir. Bu toplum büyüdükçe yani insan sayısı arttıkça, yöneticinin orantılı olarak daha çok yardımcısı olması gerekecektir. Bu da bir devlet organizasyonunu oluşturacaktır. Düşünün Türkiye’de 70 milyon insan ile bir kişi ilgilenebilir mi ? Kutsal kitaplara göre Tanrının bile melekleri vardır.
Hal böyle olunca devlet insanlar için bir doğal zorunluluk olur.

Bu konuya ikinci yazımda devam edeceğim…

Bu yazı Korumacılık içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.