Seçim Sistemi ve Eurovision

Jeremy Bentham’ın Faydacılık adı verilen ilkesine göre, bir insanın belli bir olay karşısında yapabileceği birkaç seçenek varsa, en fazla mutluluk vereni tercih etmelidir. Ancak bu mutluluk kişisel bir mutluluk değil, toplam bir mutluluktur. Yani yapılandan etkilenecek bütün kişilerin mutluluklarından, bazı olası mutsuzlukları düştükten sonra kalan mutluluk.

Bentham hangi tercihte daha fazla mutluluk olacağını tespit edebilmek için bir derecelendirme yapmıştı. Buna da Mutluluksal Kalkülüs diyordu. Bu derecelendirmenin ayrıntısını incelemedim. Ama kendime göre yorumlayım. Mesela kişi, bir hamburger yemenin kendisine 6 puanlık bir mutluluk sağladığını, bir kitap okumanın 7 puanlık bir mutluluk sağladığını düşünüyorsa, parası ile kitap almayı tercih etmeliydi.

Kişinin kendi mutluluğunu ölçmesi mümkün olabilir. Ama başkalarının mutluluğunu ölçmek kolay bir şey değildir. İnsan bazı zamanlarda birçok insanı etkileyen kararlar almak zorunda kalabilir. Mesela bir müdür olarak 10 elemanınızdan 5 tanesini işten çıkartmanız gerekebilir. Hangi 5 elemanı çıkarmanızın daha az acıya, dolayısı ile daha fazla mutluluğa yol açacağını hesaplayamayabilirsiniz. Kaldı ki düşünmeniz gereken, işlerin aksamaması gibi hususlar da vardır.

Yazının buraya kadarı başlık ile alakasız görünüyor ama çok alakalı. Bir ülke düşünün. Seçmenleri aşağı yukarı ikiye ayrılmış olsun. Ülkede 20 – 30 siyasi parti olmasına karşın, ikiye ayrılmış seçmenler 2 partide yoğunlaşmış olsun. Ve bir partiye oy veren seçmen, kesinlikle diğer partiden nefret etsin. Bu ülkede siyasal sistemin sağlıklı olması mümkün olabilir mi ? Kazanan parti seçmeni çok mutlu olurken, kaybeden parti seçmeni sevmediği parti kazandığı için çok mutsuz olur.

Demokrasi halkın seçimidir. Halk oyunu kullanır ve en çok oyu alan parti kazanır. Kazanan parti ülkeyi yönetir. Ancak buradaki hassas durum şudur ki, en çok oyu alan parti kendisine oy vermeyenleri de yönetir. Ve yukarıdaki gibi bir durumda bu ciddi sıkıntılara yol açabilir. Peki ne yapılabilir ? İşte bu noktada Bentham’a geri dönüyoruz.

Eğer yukarıdaki durumu Bentham gibi ölçeklendirirsek. Seçmen kendi tuttuğu partinin kazanması durumunda 10 puanlık mutlu olurken, diğer partinin kazanmasından 1 puanlık mutluluk duymaktadır. İkiye ayrılmış halk seçim sonucuna göre ya 10 puanlık mutluluk ya 1 puanlık yaşamaktadır. Oysa kişilerin oy verebileceği 6 veya 7 puanlık mutluluk verebilecek partiler de seçim yarışındadır. Ama herkesin bir tane aynı değerde oyu vardır.

Gelelim Eurovision’a… Bu bir şarkı – müzik yarışması ve müzik insana mutluluk veren bir şeydir. Bu yarışmada tam Bentham’a uygun bir puanlama sistemi var. Ülkeler beğenilerine göre diğer ülkelerin yarışmacılarını 12 ,10, 8, 7, 6 … gibi farklı dereceler ile puanlıyorlar. Tek bir oy değil. 10 tane farklı derecede oy kullanarak, beğendikleri yani kendilerini mutlu eden şarkıları ölçeklendirerek değerlendiriyorlar. Dolayısı ile kazanan yarışmacı, az yada çok diğer ülkelerden de puan alan, yani genel olarak beğenilen şarkıyı söyleyen oluyor. Ve kazanana itiraz edilemiyor.

Gelecekte seçimlerin elektronik ortamda yapılması kaçınılmaz olacak. Bazı ülkelerde elektronik oylama kullanılmaya başlandı bile. Manuel sistemde yani sandığa gidip, bir partiye mühür basıp, sonra oyların elle sayıldığı sistemde, derecelendirme yapmak çok ciddi karışıklıklara neden olabilir. Ancak elektronik bir sistemde neden her seçmen 2.500 sene önceki gibi bir oy kullanmak zorunda olsun ?

Düşüncem şu : Elektronik ortamda yapılan seçimde, bir seçmen 15 – 20 parti içinden 10, 7, 5 puan şeklinde üç partiye oy verebilir. Böylece icabında 10 puanı çok olan bir parti yerine 7 ve 5 puanları daha fazla tutan bir parti de seçimi kazanabilir. Bunun bana göre çok ciddi faydaları olur.

1 – Bölünmüşlük ihtimali ortadan kalkar. Çünkü seçmen fanatik bir şekilde bir partiye bağımlı kalamaz.
2 – Meclis yapısında aynı seçmenin oy verdiği partiler birbirleri ile iyi anlaşmak zorunda kalır.
3 – Kazanacak olan partinin en fazla seçmen desteğine sahip olma ihtimali artar.
4 – Seçim sonuçları ile ilgili toplam mutluluk artar.
5 – Yeni ve küçük partilerin meclise girme ihtimali artar.

Bu tarz bir oylama sistemi, siyaseti ister istemez yumuşamak zorunda bırakacaktır. Parti liderleri birbirleri ile daha iyi geçinmek durumunda kalacaklardır. Hiçbir partinin kendisine adeta tapuladığı bir seçmen kitlesi olmayacaktır. Tek başına iktidar nerdeyse imkansız olacaktır. Ve partiler en fazla kişiye hitap edecek ,orta söylemlerde bulunmak zorunda kalacaklardır. Yeni partiler bile denenmek için 5 puanlık oyları alabilecek ve meclise girebileceklerdir.

Böylece Bentham’ın düşüncesi siyasal alanda hayata geçerek, ciddi bir fayda sağlayacaktır. Çünkü siyaset bütün insanların yaşamlarını ilgilendiren önemli bir unsurdur.

Bu yazı Yazılar içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.