Korumacılık ve İhtiyaçlar 2

İlk yazımda kısaca insanın temel bazı ihtiyaçlarından ve bunların karşılanmasında devletin oynaması gereken rolden bahsettim. Ancak bahsettiğim bu ihtiyaçlar Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nin alt basamaklarını oluşturuyordu. Bu alt basamakları karşılamayı vaadeden bir ideoloji zaten mevcut. O da Sosyalizm.

Sosyalizm insanlara ev ve iş güvencesi vaadeden bir ideoloji. Bunları yaparken de devlet çoğu şeyi kendi yapıyor. Devlet insanlara kendi istediği işi veriyor. Devlet insanlara kendi istediği evi veriyor. İnsanlar sürekli bir şekilde devlete bağlı yaşıyorlar. Bu da insanın özelliklerinden kaynaklanan bazı duygusal ihtiyaçlarını karşılayamaması anlamına geliyor. Marx’ın en çok eleştirilen hususlarından biri tam olarak bu.

Oysa İhtiyaçlar Hiyerarşisi’nde görüldüğü gibi duygusal ihtiyaçlar aynı zamanda insanı hayvanlardan ayıran ihtiyaçlardır. Devletin, insanların bu duygusal ihtiyaçlarını karşılamalarının önünde durmaması gerekir. Liberal uygulamaların başarısının sırrı budur. İnsanlar, istedikleri işte çalışabildikleri, yeterli para kazanabildikleri zaman istedikleri yerde, istedikleri gibi bir ev sahibi olabildikleri, sürece mutlu olurlar. Bu amaçlarını gerçekleştirebilmek için de daha gayretli çalışır, daha yaratıcı olurlar. Elbette bu çalışma ve yaratıcılık da devletin yükselmesine yardımcı olur.

Ancak, Liberal uygulamalarda da bir bencillik söz konusudur. İnsanlar para kazanırken kendilerini fazla kaptırıp, başkalarına engel olacak hareketlerde bulunabilirler. Mesela çok büyük bir şirket, küçük şirketlerin iş yapmasını engelleyici uygulamalar yapabilir. Bu da otomatik olarak o şirketin, küçük şirket sahipleri ve çalışanlarının sıkıntı çekmelerini sağlaması anlamına gelir. Çünkü insanlar ancak para kazanabildikleri sürece bazı hayallerini gerçekleştirebilir. Para kazanamayan bir insan, hayallerini gerçekleştirmek bir yana, temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayabilir.

Bir ülkede paranın büyük çoğunluğunun küçük bir kesimin elinde toplanması, o ülkedeki çoğu insanın sıkıntı çekmesi anlamına gelir. Ve serbest bir piyasada para, daha fazla para kazanmayı sağlayan bir imkandır. İşte devlet tam bu aşamada devreye girmelidir. Sosyalizm’den farklı olarak insanların istedikleri işi kurmaları ve işletmelerine imkan tanırken, aynı zamanda liberalizm’den farklı olarak sınırsız bir serbest piyasaya izin vermemelidir. Koruyucu Devlet, şirketlerin piyasayı domine edici büyüklüklere ulaşmasını ve aynı işi yapan küçük işletmeleri zor durumda bırakmasını önler.

Böylece daha fazla insan kendi işinin patronu olma imkanına sahip olur. Kendi işinin başında duran insan sayısının artması, işsizliği önler. İşçiler uzmanı oldukları alanda çalışmak için daha fazla firma seçeneğine kavuşurlar. Bu durum iyi çalışanların da değerini arttırır. Böylece gelir seviyesi yükselir ve insanlar daha üst seviye ihtiyaçlarını daha çok karşılarlar.

Günümüzde evlenmek için gerekli en önemli unsurlardan biri paradır. Kendi işinde veya çalıştığı işte iyi para kazanabilen insanlar, daha kolay evlenme imkanına sahip olurlar. Böylece sevme, sevilme, ait olma gibi ihtiyaçlarını karşılarlar.

Kendine saygı, saygınlık, başarı gibi hususlar da yine iş hayatı ile yakından ilgilidir. Bu noktada eğitime de değinmek lazım. İş hayatında durup dururken başarılı olunmaz. Bunun bir altyapısının olması gerekir. İşte o altyapı eğitimdir. Özellikle küçük yaştan itibaren doğru şekilde eğitilen insanlar, büyüdüklerinde doğru işi seçip, başarılı olma şansına sahip olurlar. O halde Koruycu Devlet’in bu konuda da ciddi bir sorumluluğu vardır. İnsanların eşit eğitim fırsatına sahip olması, Korumacılığın hedefidir.

İnsanların eşit bir eğitim almaları mümkün değildir. Her şeyden önce doğuştan gelen zihinsel kapasiteler buna imkan vermez. Ayrıca farklı meslekler farklı eğitimleri gerektirir. O halde devletin herkese eşit bir eğitim vermesinden bahsedemeyiz. Ancak eğitim alma fırsatı eşit olmalı. Bu şu demek: Bireylerin cinsiyetleri, ailelerinin varlıkları gibi hususlar, becerebilecekleri herhangi bir işi yapmaları için gerekli eğitimi almaya engel olmamalı. Eğitim konusunu daha ileride açacağım.

Ve son olarak kendini gerçekleştirme ! Bu konu bireysel bir konudur. Her insan, kendini nasıl gerçekleştireceğine kendisi karar verir. Bu konu iş hayatı ile bağlantılı olduğu kadar, sosyal hayatla da bağlantılıdır. Bir ülkede sosyal hayatın gelişmesi, o ülkedeki özgürlüklerle alakalıdır. Koruyucu Devlet, bireylerin istedikleri sosyal faaliyetleri yapabilmesini kolaylaştırır. Sanatsal faaliyetleri destekler. Dernek ve Vakıfların kurulmalarını, çalışmalarını kolaylaştırır.

Korumacılık, Bilimsel faaliyetlerin de desteklenmesini içerir. Çünkü bu üç açıdan fayda yaratır. Birincisi bilimle uğraşanların başarılı olmaları, bir kendini gerçekleştirme şeklidir. İkincisi bilim ve teknolojide ileri olmak, yeni buluşlar yapmak, vatandaşların hayatlarını kolaylaştırır. Üçüncüsü ekonomik açıdan devlete fayda sağlar.

Bu yazı Korumacılık içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.