İnsanlar farklı bilgilere, inançlara, düşüncelere ve ihtiyaçlara sahiptir. İki insanın biribiriyle tamamen aynı zihinsel yapıya sahip olması mümkün değildir. Maslow’a göre bir insanın ihtiyaçları, belli bir hiyerarşiye sahiptir. En üstte de Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı yer alır. Kendini Gerçekleştirme de sabit bir şey değildir. Her insan farklı zihinsel özellik ve koşullarından dolayı Kendini Gerçekleştirmek adına farklı hedeflere sahiptir. Ve bu farklı hedeflere ulaşmak, farklı yöntemler gerektirir.
Hedeflerine ulamaya çalışanlar, kendilerine yardımcı olacak yollar ararlar. Bu yolların bir tanesi de Kişisel Gelişim’dir. Kişisel Gelişim dendiğinde ruhsal ve maddi gelişime odaklı bazı yöntemler akla geliyor. Kişi hedefine göre hissettiği ihtiyaç dahilinde bu ikisinden birine yöneliyor. Ya arabasını satıp, nasıl bilge olacağını öğrenmeye çalışıyor, ya da nasıl ev, araba, yat alacağını.
Bu yöntemlerin çoğu insanlara tek bir ihtiyacı karşılamak için reçete öneriyor. Oysa nasıl ki, tek bir ilaç ile farklı hastalıklar tedavi edilemiyorsa, kişiye uymayan bir reçete ile de kişinin ihtiyacı karşılanamaz. İçine kapanık birine, herkese sevgi göstermesi veya etkili konuşmalar yapması tavsiye edilemez. Maaşı ile ay sonunu zor getiren birine, para biriktirip şirket kurması tavsiye edilemez. Okunan kitaplardaki tavsiyeler de eğer kişiye uymuyorsa, bir süre sonra unutulur.
O halde ne yapmak lazım ?
Giambatista Vico, “Birey bildiğini uygular ya da uyguladığı şeyi bilir.” demiştir. Yani kişinin unutmasına yol açan şey, hemen uygulayamayacağı şeyleri öğrenmiş olmasıdır. Ve kişi öğrendiği şeyleri ne kadar çabuk uygulamaya başlarsa, o kadar zor unutur. O halde bir insana verilebilecek en iyi tavsiyeler, hemen uygulayabileceği tavsiyelerdir. Ve bu tavsiyeler ile çok çeşitli ihtiyaçlar karşılanabilmelidir.
Peki, kişiler gerçekten neye ihtiyaçları olduğunun farkındalar mı ? Ya ulaşılmak istenen hedefler, kendini gerçekleştirmeye yetmeyecekse ? Kişisel özellikler ile ulaşmaya çalışılan hedef uyumlu mu ?
İşte bu tip sorular herkesin cevaplaması gereken felsefi sorulardır. Çünkü bir sorgulama içerirler. Sorgulama da felsefenin temelidir. Sorgulama sadece bir kere yapılıp, bir daha başvurulmayacak bir yöntem değildir. Sürekli, her konuda uygulanılması gereken bir yöntemdir. Ve bu yöntemi doğru kullanmak da önemlidir.
O halde yapılması gereken ilk şey, sorgulamayı öğrenmektir. İşte Felsefi Gelişim, kişinin sorgulamasını geliştiren ve bununla birlikte gelen farklı bakış açılarını, farklılıkları, olasılıkları, riskleri, imkanları, fırsatları…vb. görmeyi sağlayan bir şeydir.
Felsefi Gelişim sayesinde kişi önce kendini sorgular. Bu sorgulama sonucunda kendini tanır ve hedeflerini de ona göre düzenler. Daha sonra çevresini sorgular ve kendisine hedeflerine ulaşmayı sağlayacak en doğru yolu bulmaya çalışır. Ve yine sorgulama sayesinde yolunda yürürken tamamlaması gereken eksikleri, aşması gereken engelleri ve bunları nasıl geçeceğini bulur.
İnsanlar yalan söylerler. İnsanlar doğru bildikleri yanlışları da söylerler. Ve insanlar bazen doğru söylenenleri yanlış da anlarlar. Bunlar bir insanı yanlış yönlendiren unsurlardır. Yanlış yönlenen, yanlış işler yapan insanlar zarara uğrarlar. Bu zararlar maddi veya manevi olabilir.
Felsefi yönden gelişen bir insan kolay kolay kandırılamaz. Çünkü bilgilerin kaynağına inmeyi bilir. Keza kendini de yoklar ve yanlış yapıp yapmadığını kontrol eder. Olaylara bir hatta iki kat yukarıdan bakabilir. Zor bir durumda en faydalı kararı verebilir. Bütün bunlar kişinin hedefine giden yolu kolaylaştırır.
Sonuç olarak Felsefi Gelişim, kişilerin farklılıklarını dikkate alarak, kendini gerçekleştirme yolunda herkesin hemen kullanmaya başlayabileceği, faydalı ve bilimsel bazı teknikleri içerir.