Kelime Anlamları ve Felsefe

Uzay ve Evrenin Farkı Nedir ?

Bu soru ilk bakışta felsefi bir soru gibi geliyor. Oysa tamamen “Uzay” ve “Evren” kelimelerinin anlamları ile alakalı bir soru. Bu soruya bir sözlükten iki kelimenin de anlamına bakarak rahatça cevap verilebilir.

Kelimelerin anlamları üzerine felsefe yapılmaz.
Kelimeler, anlamlarını insanların o kelime üzerindeki uzlaşısından alır. Ve o kelime bir sözlüğe girdiği zaman uzlaşı o zaman için sabitlenir. Dolayısı ile sabitlenmiş bir anlamı tartışmanın da bir gereği yoktur. Siz kelimeye sözlük anlamı dışında bir anlam yüklesiniz bile, bu başkalarınca anlaşılmaz. Yani kelime en önemli işlevi olan “anlaşılır olma” özelliğini kaybeder.

Elbette zamanla halk arasında kelimenin kullanımı çeşitli nedenlerle farklılaşabilir. Kelimeye yeni anlamlar gelebilir, bazı anlamlarını kaybedebilir veya anlam tamamen farklı bir hale gelebilir. Veya anlam aynı kalır ama kelime değişir.
Bunlar zamanla olur ve yine insanların uzlaşısı ile olur. Günümüzde benim standartlaştırma kaynakları arasında saydığım internet sözlükleri bu değişiklikleri kısa sürede kayda alıyorlar.

Burada bir parantez açmak gerekiyor. Kelime anlamları bazen resmi kurumlar veya otoriteler tarafından değiştirilmeye çalışılır. Bu olayda da yine insanların uzlaşması önemli. Mesela Türk Dil Kurumu zamanında “CD” kelimesi yerine “Teker” kelimesini önermişti. Ama halk arasında kabul görmedi ve kullanılmadı.

Peki kelime anlamları ile felsefenin hiç mi ilgisi yok ? Tabi ki var. Felsefe anlaşılır bir şekilde yapılmalıdır. Dolayısı ile kullanılan kelimeler anlaşılır ve kafa karıştırmayacak şekilde olmalıdır.

“Bence Aşk bir Armuttur.” demek ile “Aşk bir Armuttur.” demek arasında, “Bence” kelimesinden kaynaklı ciddi bir fark vardır. Bence kelimesi Aşkı Armut olarak görmeyi, söyleyenin kendisi ile sınırlar. Oysa “Aşk bir Armuttur” dendiğinde genel olarak Aşk tanımlanmış olur.

Veya “Ben Mahmut’a inanıyorum.” demekle “Ben Mahmut’un varolduğuna inanıyorum.” demek arasında da ciddi bir fark vardır. Mahmut’a inanmak için, Mahmut’un varolması gerekir. Ama Mahmut varolduğu halde, yalancı olduğu düşünülerek, kendisine inanılmayabilir.

İşte kelimelerin anlamları, kullanıldıkları yer açısından bu şekilde önemlidir. Geçmişte önemli insanların yaptığı söylemlerde kullanılan bir yanlış kelime, alıntının eksik yapılması veya çeviri hataları, anlatılmak istenenin çok farklı anlaşılmasına neden olabilir. Bunların incelenmesi de elbette felsefenin kapsamındadır.

Kelime anlamı ile ilgili bir de dil oyunları vardır. Mesela “Kesici bir alet kullanmadan bir şey kesilebilir mi ?” şeklinde bir soru, aslında bir kelime oyunundan ibarettir. Bu soruyu soran kişi, bir şeyi kesmeyi sağlayacak her şeyin “Kesici Alet” sayılacağını düşünmüştür. Oysa “Kesici Alet” tanımı olan ve bu tanıma giren şeylerin belli olduğu bir alet sınıfıdır. Bunu tespit etmek için de sözlüğe bakmak yeterlidir.

Bir pastayı eğer basit bir ip ile kesebiliyorsak, bu ip hiçbir zaman kesici alet sayılmaz. Yanında ip taşıyanlar kesici alet bulundurmakla suçlanmaz. Çünkü ip işlevsel açıdan kesici alet sınıfına girmez. Sadece pasta üzerinde işlevi dışında kullanılmıştır. Bu yüzden sorunun cevabı da nettir. Evet kesici bir alet kullanmadan, bir şey kesilebilir. Ve bu bir felsefi problem değildir.

Bunun gibi sadece sözlükle çözülebilecek bir sürü şey sayabilirim.

Uçamayan uçak, uçak sayılır mı ?
Penguenler neden kuş sayılıyor ?
İnsan olmak için ne özellikler gerekir ?
Yemek yenirse oruç bozulur mu ?
İçine fasulye ekilen bir kase, hala kase midir ?
Ahlak ve Etik farkı nedir ?
Doğruluk nedir ?
……………………

Bu yazı Yazılar içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.