Gelecekte Ekonomi 2

İlk yazıda Ticaret, Sanayi ve Hizmet sektörlerine gelişen teknolojinin olası etkilerini anlatmıştım. Ve bu etkilerin kötü sonuçlarını ancak devletin engelleyebileceğini söylemiştim. Benim devlet anlayışımı önceki yazılarımda bir miktar açmış ve Koruyucu Devlet olarak tanımlamıştım. Bu konudaki ideolojiyi ise Korumacılık olarak adlandırmıştım. Şimdi biraz Koruyucu Devlet’in vatandaşlarını ekonomik açıdan nasıl koruyabileceği üzerinde duralım.

Sosyalist teorilerde devlet bütün üretim araçlarını ve faaliyetlerini üzerine alır. Liberal teorilerde ise devlet piyasaya mümkün olduğu kadar az karışır. Korumacılıkta ise devlet bireylerin ekonomik faaliyetlerde şahısları adına mümkün olduğu kadar çok yer almalarını destekler. Böylece daha çok iş sahibi insan oluşturur. Ve iş sahiplerini de toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yönlendirir.

Bu konuda yakın tarihte yazılmış inceleme ağırlıklı bir kitap var. Ulusların Düşüşü isimli bu kitap, bir çok devletin nasıl zayıf düştüğünü ve ortadan kalktığını incelemiş. Kitapta, teknolojik gelişmelerin bir yaratıcı yıkım meydana getirdiği üzerinde duruluyor. Yaratıcı yıkım, hem devleti ileri götüren, hem de devlet içinde gücün el değiştirmesini sağlayan gelişmeler olarak tanımlanmış. Özellikle devleti yöneten elitlerin, teknolojiden korktukları ve olası gelişmeler sonucu yerlerini kaybedecekleri korkusu ile engelledikleri, ancak bunun ters teptiği ve devletin yıkımına sebep olduğu anlatılıyor.

Bu konu sanki devletin, teknolojik gelişmelere müdahale etmemesi gerektiği, piyasanın bir şekilde yolunu bulacağı söylemine uygun.

İngiltere Kraliçesi ilk dokuma makinesini gördüğünde bunun binlerce kişiyi işsiz bırakacağını düşünmüş ve karşı çıkmış. Gerçekten de ilk dokuma makinelerinin ortaya çıkması ile binlerce dokumacı işsiz kaldı. Ancak piyasa belki bir süre sonra dokuma makineleri için veya giyim üretimi için daha fazla insana gereksinim duyarak bu işsizliği giderdi. Ortaya çıkan üretim fazlası, insanların daha fazla giysi sahibi olmalarıyla ve ihracat ile karşılandı. Böylece sorun çözüldü ve ülke gelişti.

Şu anda giyim üretimi yapan firmalar bütün dünyaya satış gerçekleştirebiliyorlar. İnsanlar ise eskiden 2 -3 parça giysiye sahipken, şimdi dolaplar dolusu giysiye sahip. Elbette kimse bunun kötü bir sonuç olduğunu iddia edemez. Ama kitapta incelenen örneklerin hepsi, geçmiş koşullara uygun. Oysa ilk yazıda anlattığım gibi şu anda koşullar geçmişe göre çok farklı.

Şu anda karşı karşıya olunan sorun çok daha büyük. Çünkü artık üretimin artması değil, kimin ürettiği ve nasıl sattığı problemi var. Yani zenginliğin kime gittiği önemli. Halen gündemde olan Katalonya problemi bunun ilk işaretlerini gösteriyor. Katalonya, İspanya’nın diğer bölgelerine göre daha zengin. Ve ayrılmak isteyen Katalonlar bu diğer bölgeler ile zenginliklerini paylaşmak istemeyenler. Buna benzer örnekler Avrupa ve ABD’de de var.

Yine ABD, son zamanlarda Çin mallarına karşı bazı tedbirler almak zorunda kaldı. Çünkü kendi üreticileri tehlikeye giriyor.

Dünya’da bir sınır gerçeği var. İnsanlar serbestçe başka ülkelere gidip, oralara yerleşip, çalışamıyorlar. AB bu amaçla kurulmuştu ama başarısız olmak üzere. İngiltere çekildi ve sırada başkaları var. Yani insanlar ister istemez yaşadıkları ülkenin koşullarından etkileniyorlar. Bu yüzden de yaşadıkları ülkeyi savunmak zorundalar.

Ülkeler hatta bölgeler bile kendilerini düşünmeye başlamışken, ekonomik faaliyetlerin sınırsızca yürütülmesi beklenemez. Dolayısı ile teknoloji de daha fazla üretimi değil, daha rahat çalışma koşullarını hedeflemek zorunda. Çünkü daha fazla üretimi eritecek pazarlar tıkanmak üzere.

Artık insanlar rahat ve refaha alışmış durumda. Eskisi gibi zorluklarla yaşayan, açlıktan ölen insanlar normal karşılanmıyor. Yine askeri yönden biraz zayıf düşen bir devlet, hemen işgal edilmiyor. Birleşmiş Milletler denen bir kurum var. Irak’ın askeri yönden kendinden çok güçsüz olan Kuveyt’i işgal etmesi, kendisinin zor duruma düşmesine sebep oldu.

Bütün bunlar göz önüne alındığında, Koruyucu Devlet’in ekonomiye ve piyasalara müdahale etmesi, bazı teknolojik gelişmeleri sınırlaması, geçmişteki gibi sonuçlar vermeyecektir.

Bu yazı Korumacılık içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.