Dünyamız gittikçe kalabalıklaşıyor. İnsan nüfusu tarihteki en yüksek seviyesinde. Diğer yandan bir insanın yaşamı için gerekli kaynaklar da en üst seviyede. İleride her ikisinin de artması şaşırtıcı olmayacak. Oysa dünyada kaynaklar sınırlı.
İnsanların temel gereksinimlerinden ikisi Yemek ve Barınma. Her ikisini karşılamak için de dünya üzerinde bir alan gerekiyor. Yemek ihtiyacı tarım ve hayvancılıkla karşılanıyor. Tarım yapabilmek için ekime uygun toprak lazım. Bu topraklar sınırlı. Meyve ağaçları bile her yerde yetişmiyor. İklimin o meyveye uygun olması gerekiyor.
Hayvancılık da her yerde yapılamıyor. En azından hayvanların yemesi için bir şeyler olması lazım. Yine hayvanların da barınacak yerlere ihtiyacı var. Mesela bir koyun sürüsünü alıp, şehrin merkezinde besleyemezsiniz. Ancak geçici olarak barındırabilirsiniz.
İnsanların barınma ihtiyacı ise çeşitlilik gösteriyor. Bazı insanlar için bir oda yeterli olurken, bazı insanlar çocuklarını da büyütebilecekleri büyük ve çok odalı evlere ihtiyaç duyuyorlar.
Bir de insanların ruhsal ve sağlık açısından ihtiyaçları var. Şehirde, sıkışık bina düzeni içinde yeşillik görmeden yaşayan insanlar hem ruhsal hem de fiziksel açıdan hasta oluyorlar. Keza çocukların da oyun oynayabileceği, temiz hava alabileceği alanlara ihtiyaçları var. Temiz havayı sağlayan en önemli etken de Ağaçlar.
Ağaçlar aslında insanın en temel ihtiyacını da karşılıyor : Oksijen ! Oksijen olmazsa insanın yaşaması mümkün değil.
Buna rağmen son yıllarda dünya üzerinde ağaçlar ve ormanlık alanlar hızla azalıyor. Her yer evler ile ve insanların iş yapabilecekleri alanlar ile kaplanıyor. Evet, insanların iş yapma gereksinimi de var. Kullandığımız her şeyi üretecek ve satacak yerler lazım.
Sadece Oksijen değil, insan su olmasa da yaşayamaz. O halde insanın yeterli içilebilir su kaynaklarının olmasına da ihtiyacı var. Yemek için beslediğimiz hayvanların da suya ihtiyaçları var. Ve bu su da içilebilir olmak zorunda.
Peki ya enerji ? İnsanın bir de ısı, ışık ve üretim yapabilmek için enerji kaynaklarına ihtiyacı var. Bunlar da alan kaplıyor.
Bir yerden bir yere giderken kullandığımız araçlar da yollar ve köprüleri kullanıyor. Bunlar için de alan lazım.
Yani sonuçta dünya üzerindeki alanı. Ağaçlar, Tarım ve Hayvancılık alanları, Su alanları, Barınma, Üretim ve Ticaret alanları, Enerji alanları, Yollar olarak uygun bir şekilde bölmek zorundayız. Aksi takdirde yaşamımızı devam ettiremeyiz.
Bu noktada bazı alanları üst üste bindirmemiz şart. Bu da dikey yapılaşmayı getiriyor. Gerçekten de dünyadaki alanları daha ekonomik kullanmanın tek yolu, yukarı veya aşağı doğru gitmek.
Aşağı doğru, yani toprak altına doğru gitmek sınırlı. Arabalarımız yer altındaki bir otoparkta durmaktan rahatsız olmaz. Bir yerden bir yere yerin altından gidebiliriz. Ama bütün gün yer altında çalışmak veya yaşamak, insan için sağlıklı bir şey değil.
Geriye yukarı doğru gitmek kalıyor. Zaten uygulamada yapılan da bu. Büyük gökdelenler binlerce kişinin iş ve barınma ihtiyaçlarını karşılıyor. Bir köye bütün köy nüfusunu barındırabilecek bir yüksek bina dikilebilir. Geri kalan alanlar ise tarım ve hayvancılık için kullanılabilir.
Bu noktada gökdelenlere karşı olanları anlamakta güçlük çekiyorum. Bir gökdelen eğer doluyorsa, orayı dolduran kadar insan, yayılarak alan kaplamaktan kurtulur. Onların kaplayacakları alanlara ağaçlar dikir, çocuklar için oyun alanları yapılır. Boş duran bir gökdelen varsa da, yanına başka boş duracak gökdelenler yapılmaz. Bilgisayarında basit bir şehircilik oyunu oynayan herkes, yukarıda saydığım her şeyin hatta fazlasının farkındadır.
Günümüzde sadece barınma ve iş alanlarını değil, başka alanları da üst üste bindirebiliriz. Mesela binaların tepelerine ağaçlık alanlar yapabiliriz. Bu mümkün ve bazı uygulamalarda var. Veya binaların altlarını boş bırakıp, oyun alanı olarak değerlendirebiliriz.
Binaların kendi enerjilerini sağlamak için bazı uygulamalar da var. Güneş panelleri, rüzgar türbinleri veya yağmur suyu toplama sistemleri… Bunların hepsi, yerden tasarruf etmek için kullanılan ve kullanılabilecek seçenekler.
İnsanlık için gelecek Dikey Yapılaşmada ve buna karşı çıkmak yerine nasıl daha iyi yapılabileceği konuşulmalı. Belki gökdelenlerde tarım yapmak da mümkün olur…