Tümevarım ve Tümdengelim

Bütün insanlar ölümlüdür.
Aristoteles bir insandır.
Öyleyse Aristoteles ölümlüdür.

Bu Aristoteles’in ortaya koyduğu klasik mantık çıkarımlarından biridir. Doğruluğu öncüllerinin doğru olmasına bağlıdır. Yani Bütün insanların Ölümlü olmasına ve Aritoteles’in gerçekten bir insan olmasına. Bu ikisinin doğru olduğu durumda, Aristoteles’in ölümsüz olma ihtimali kalmıyor.

Bütün insanların ölümlü olmasından Aristotelesin ölümlü olmasını çıkarmamız, bir Tümdengelim örneğidir. Ama Tümdengelimlerde şöyle bir husus vardır. Daha önce Tüme varılmış olmalıdır. Bu örnekte varılmış olan “Tüm” Bütün insanların ölümlü olduğunun tespit edilmesidir.

Bütün insanların ölümlü olduğu, nasıl tespit edilmiştir ?

Tümevarmak için o Tüm’ün içeriğinin bütün örneklerini, o özellik açısından gözlemlemek gerekir. Örneğimizde bu içerik insan ve gözlemlenmiş olan özellik de ölüp ­ ölmedikleridir. Binlerce yıl
içinde milyarlarca insan gözlendi ve henüz belli bir zamandan sonra ölmeyen insana rastlanmadı. Bu durumda, “Bütün insanların ölümlü olduğu” Tümevarımı doğrulanmış oluyor.

Başka bir örnek yapalım.

Bütün insanlar iki bacaklıdır.
Aristoteles bir insandır.
Öyleyse Aristoteles iki bacaklıdır.

İlk bakışta bu örnek de doğru gibi gözüküyor. Ancak öncülleri biraz daha iyi incelemek gerekiyor.

“Bütün insanlar iki bacaklıdır.” Tümevarımı acaba doğru mu ?

Hayır değil. Günümüzde her ne kadar İnsanın iki bacaklı bir canlı olduğu, söylense de, bacaksız doğan veya sonradan bacağını kaybedenler “İnsan” tanımlamasından dışarı çıkarılmıyor. Savaşta bir bacağını kaybeden insana, yine “İnsan” diyoruz. Yani “Bütün insanlar iki bacaklıdır.” şeklinde yapılan bir Tümevarım, gözlemlerle kolayca yanlışlanabilir.

Aristoteles’in durumuna döndüğümüzde, onu iyi tanımayan biri isek ve sadece bazı sözlerini duymuşsak, insan olduğunu biliriz. Ama bacaklarından birini kaybedip – kaybetmediğini bilemeyiz. Yani örnekte kullandığımız Tümevarım yanlış olduğu için, Tümdengelim de yapamıyoruz.

Tümevarım ile ilgili çok önemli bir sorun var. Gözleme dayandığı için sadece geçmiş ve şimdiyi kapsar. Gelecekte olabilecek olanlar gözlemin dışındadır. Bu nedenle Tümevarım güvenilir bir doğrulama yöntemi değildir.

Bundan 50 sene evvel “Bütün karpuzlar çekirdeklidir.” diye bir Tümevarım yapılabilirdi. Ancak günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte artık çekirdeksiz karpuzlar üretilebiliyor. Belki bundan 50 sene sonra da ölümsüzlük bulunacak ve “Bütün insanlar ölümlüdür.” Tümevarımı geçersiz hale gelecek.

İşte bu yüzden yenilikleri araştırmak ve sorgulamak çok önemli. Çünkü ancak o şekilde bazı Tümevarımların yanlış hale gelip ­ gelmediğini öğrenebiliriz.

Bir diğer husus ise yanlış noktalardan hareketle Tümevarıma ulaşmaktır. Dolayısı ile bu yanlış Tümevarımlardan da yanlış Tümdengelimler çıkarırız. Bunu en çok kendi hayatımız ile ilgili yaparız.

Doğduğumuzdan beri her gün yaşıyoruz. Bu durumla ilgili bir Tümevarım ve çıkarım yapalım.

Ben her gün yaşıyorum.
Yarın da bir gün
O halde yarın da yaşayacağım.

Bu şekilde devam ederek ölümsüz olduğumuz sonucuna varabiliriz. Oysa biz her gün yaşıyoruz ama daha önce her gün yaşayan insanlar bir gün öldüler. Yani yarın ölmeyeceğimiz garanti değil.

Aynı şekilde 10 senedir her gün çalıştığımız iş yerinde, yarın çalışacağımız da garanti değil. Uzun bir süre aynı iş yerinde çalışıyor olmamız, olsa olsa o iş yerinden kovulma ihtimalimizin daha az olduğunu gösterir.

15 senedir otomobil kullanıp hiç kaza yapmamış olmamız, bu akşam eve otomobilimizle kaza yapmadan döneceğimiz anlamına gelmez.

Yanlış çıkarımlara sahip olmamız, bizim herkesin başına gelebilecek olaylara hazırlıksız olmamıza neden olur. İşte felsefe ile uğraşmak, bu gibi durumların olabileceğinin bilincinde olmayı ve ona göre bir hazırlık yapmayı sağlar.

Bu yazı Yazılar içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.