Her insanın okuma hızı farklıdır. Ancak bir de okunan üzerinde düşünmek gereklidir. Belli bir sürede kendimizi geliştirmek için okuduğumuz kitaplardan bahsediyorsak, burada sayı değil, nitelik önemlidir.
Eğer 1 yıl içinde 300 kitap okuyarak kendini geliştirdiğini söyleyen varsa, o sadece göz boyuyordur. Ciddi bir okumada tek bir kitap üzerine bile 1 yıl düşünülebilir. Ama 300 kitap üzerine düşünülemez.
Ben de her gün bir veya birkaç kitap okuyabilirim. Eğer okuduğum kitaplar Teksas, Tommiks ise…
Ama ciddi bir felsefe kitabı, her sayfasında üzerinde düşünülecek konular içerir. O konular üzerinde düşünmeden de kendimizi geliştiremeyiz.
————————
Kitap okumak bir bilgi edinme yöntemidir. Ama günlük hayat için tek başına yetersizdir.
Günlük hayatta içinde bulunduğumuz toplumu tanımak, bazı kararlarımızda fayda sağlar. Bunun için de “Halka inmek” denilen, yoldaki, kafedeki, maçtaki…vb. insanların düşüncelerini öğrenmek gerekir.
Sadece kendi çevremizden aldığımız veriler yanıltıcıdır. Çünkü çevremizi ister istemez bize uyum sağlayabilecek, anlayışımıza yakın insanlardan oluştururuz. Yine yüksek kültür denilen, tiyatro, konser gibi etkinliklerde de kısıtlı bir çevrenin görüşleri yer alır.
Eğer en azından bunun farkında olursak, “Ben çok kitap okuyorum, her şeyi bilirim.” havasıyla olmayacak işlere girişmez ve zarara uğramayız.