Akıntıda kürek çeken bir kayıkçıya benziyoruz. Akıntı bazen yavaşlar, bazen hızlanır. Önemli olan kayıkçının küreği ile kayığını yönlendirebilmesidir.
Kayıkçı için en önemli husus küreğini kaybetmemesidir. Çünkü kürek yoksa, kayık tamamen akıntının insafına kalır.
Bizim de küreğimiz irademizdir. İrademizi koruduğumuz sürece, çok kuvvetli akıntılarda bile hayatımıza az da olsa yön verebiliriz. Ama irademizi kullanamayacak bir halde isek, o zaman hayatımız başkalarının insafına kalır.
Peki irademizi nasıl koruruz ?
Her şeyden önce zihnimizi uyuşturacak kötü bağımlılıklarımız olmamalıdır. Durumlar ne kadar kötü olursa olsun, psikolojimizi sağlam tutmaya çalışmalıyız. Gerekirse yardım almaktan kaçınmamalıyız. Ve kimseye tamamen teslim olmamalıyız. İcabında bizi teslim aldığını düşünen kimselere hadlerini bildirmeliyiz.
İşte bunları yaparsak, küreğimiz elimizde olur.