Korumacılık’ta Uluslararası Firmalar

Korumacılık Teorisi, devletin vatandaşlarını bir çok açıdan korumasını savunur. İşsizliğin önlenmesi öncelik olarak üst sıralardadır.

Sosyalizm’den farklı olarak Korumacılık’ta devlet doğrudan işletme işine girmez. Ancak piyasanın işleyebilmesi için gerekli kuralları belirler ve uyulmasını sağlar.

Piyasanın sağlıklı işleyebilmesi ise, ithalatın ve yabancı menşeli firmaların etkisinin azaltılmasına bağlıdır. Yani kendine yeten milli bir ekonomi oluşturulması.

Uluslararası firmalar yaptıkları yatırımları tamamen sahip ve hissedarlarının menfaatlerini korumak için yaparlar. Bu menfaatler yatırım yapılan ülkelerin menfaatleri ile her zaman uyuşmayabilir.

Mesela bir ülkenin piyasasında önemli bir yere sahip bir yerel firma, uluslararası bir rakibi tarafından alınabilir. Üretim devam ettiği, istihdam sağlandığı ve vergi verildiği sürece bu ülke menfaatine uygundur.

Ama bu uluslararası firma bir süre sonra çeşitli nedenlerle operasyonlarını küçültme kararı alır ve satın aldığı yerli firmayı kapatmaya kalkarsa, bunu serbest piyasa şartlarında rahatça yapar.

Peki bu ülke menfaatine uyar mı ?

Bir anda ülkenin önemli bir firması kapanıyor. Yüzlerce belki binlerce kişi işsiz kalıyor. Devletin vergi gelirleri kesiliyor. Ülke o ürünü belki yine o uluslararası firmadan ithalat yoluyla temin etmek zorunda kalıyor.

İşte Korumacılık buna izin veremez. Bu anlayıştaki bir devlet. Yerli firmaların yabancılara olan satışlarına en azından şerh koymak zorundadır.

Yabancı firma ülkeden çekilmek mi istiyor ? Çekilebilir. Ama bütün fabrikayı üretimi devam ettirecek şekilde bir başka yerli veya yabancı firmaya devrederek.

Bu yazı Korumacılık içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.