Günlük Hayatta Matematik

Matematik sayılarla yapılan işlemlere verilen isimdir. Sayılar bir çokluğu belirtmek için kullanılan soyut tanımlardır ve yazılı olarak rakamlarla ifade edilir. Matematiğin çeşitli kuralları vardır. Bu kurallar içinde yapılan işlemler eğer bir hata yapılmazsa doğru sonuç verir.

Mesela 2 + 2 = 4 deriz. Matematik kuralları içinde bu kesin bir doğrudur. Ancak bu doğruluk günlük hayatımızda geçerli midir ?

Şimdi söyleyeceğimi mümkün olan en açık dille ifade etmeye çalışacağım. Soyut tanımlara sahip sayılarla yapılan işlemler eğer bir gönderme yapmıyorlarsa soyutturlar.

Bir sayının soyutluğu onun doğada tek başına gösterilebilecek bir şey olmamasından kaynaklanır. Mesela etrafımıza baktığımızda “1”, “2”, “356” gibi sayılar göremeyiz. Bu ancak matematik çalışmaları yaparken kullandığımız şeylerde olur.

 

Günlük hayatımızda karşımıza çıkan sağda solda yazan rakamlar genelde bir şey ifade etmek için kullanılır. Mesela asansör düğmesinde gördüğümüz “4” rakamı 4. katı ifade eder. Aynı 4. kat Roma rakamıyla “IV” şeklinde de yazılabilir. Bir Türk bu rakamı gördüğünde “Dört” derken, bir İngiliz “Four” der. Söyleniş veya yazılış değişirken, değişmeyen şey rakamın gönderiminin “4. Kat” olmasıdır.

Bu demek değildir ki, bütün “4” yazıları 4.kata gönderim yapıyor. Bir sokak kapısındaki “4”, 4. binaya, bir doğumgünü pastasındaki “4”  4 yaşa, bir gömleğin etiketindeki “IV” 4 bedene gönderim yapar. Ama tek başına bir “4” ün hiçbir gönderimi yoktur.

 

Şimdi matematik kitabında veya sınıfta tahtada gördüğümüz 2 + 2 = 4 ifadesinde 2 lerin herhangi bir gönderimi yoksa mesela 2 kedi + 2 kedi şeklinde değilse, bu yapılan işlem de, dolayısıyla sonuç da soyut olur. 4 herhangi bir şeyi ifade etmez.

 

Oysa matematik bize günlük hayatımızda kullanmak için lazımdır. Biz günlük hayatımızda yaptığımız işlemlerle somut bir sonuç elde etmeye çalışırız. Bunun örneklerini vermeden önce bir tespitte bulunacağım.

Matematik işlemlerinin kesin doğruluğu ancak soyut işlemlerde mümkündür. Yani 2 + 2 = 4 ifadesi bir matematik ders kitabı veya bir matematik hocası için kesin doğrudur. Ama bu 2 ler bir gönderimde bulunuyorlarsa sonuç hatalı olabilir.

 

Mesela 2 büyük 2 küçük elmayı toplarsak 4 elma olur. Ama küçük iki elmayı yiyen bir çocuk, büyük iki elmayı yiyenden daha az elma yemiş olur.

 

2 damla suyun üzerine 2 damla daha su damlatırsak damlatma şeklimize göre elimizde 1 veya 2 damla su olur. Sadece damlalar daha büyük olur.

 

2 km düz yol yürdükten sonra 2 km yokuş çıkan biri toplamda 4 km yol yürümüş olur. Ama son 2 km’de hem daha çok yorulur, hem daha çok kalori yakar.

 

Yani günlük hayatımızda matematik işlemleri yaparken mümkün olduğunca benzer gruplarla yapmalıyız ki, hatalı sonuç almayalım. Yoksa 2 çalışkan elemanımızın yanına 2 tembel eleman eklediğimizde 4 elemanımız olur ama neden 2 kat iş yapılmıyor diye düşünürüz.

 

Bir diğer dikkat edilmesi gereken şey ise, günlük hayatta rakamların her zaman doğru gönderme yapmayabileceğidir. Sırtında 55 yazan bir futbolcu ne sahadaki 55. oyuncudur ne de takımındaki…

 

Veya bazı gökdelenlerde 14. kat, altında 13 kat daha var anlamına gelmez. Çünkü 13 uğursuz sayıldığından atlanmış olabilir. Bina numaranız da zamanla sokağın başından kaçıncı bina olduğunuzu ifade etmeyebilir.

Kağıt üzerinde iyi gibi görünen işlerin, uygulamada başarısız olmasının sebeplerinden biri de matematiğin bu özelliğidir. Yani günlük hayatta matematik rakamların yaptığı göndermelerle işlem yapar. Ve bu sebeple matematik felsefede kesin doğrulara ulaşmak için kullanılamaz.

 

Bu yazı Yazılar içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.