Ünvan, yetki ve sorumluluk, bir şahsın kullanımında birbiri ile uyumlu olması gereken üç kavramdır. Kişi yaptığı işte aldığı sorumluluğa uygun yetkilere ve bu yetki ve sorumlulukları başkalarının bilmesini sağlayacak bir ünvana sahip olmalıdır.
Yetki ve sorumluluğun özellikle uyumlu olması gerekir. Bir insan başkasının emrine göre hareket etmek zorunda kalıp, ortaya çıkan sonuçtan sorumlu olursa, bu ciddi bir problemdir.
Ünvan ise kişinin yetkilerini tam olarak göstermelidir. Yetkilerden büyük bir ünvan, üçüncü kişilerin sizi yetkisiz olduğunuz halde sorumlu görmelerini sağlar. Yetkilerden küçük bir ünvan ise, üçüncü kişilerin sorumluluğunuzdaki konularda daha yetkili birini aramasına ve sizi ciddiye almamalarına neden olur.
Bazı işyerlerinde ve kurumlarda bunlar uyumlu değildir. Mesela “Müdür” ünvanı taşıyan bir insanın mutlaka altında yönettiği birkaç kişi olmalıdır. Ama ünvanı “Müdür” olduğu halde, tek başına çalışan ve her şeyden sorumlu ama başkalarından talimat alan insanlar da vardır. Bu bir uyumsuzluk örneğidir.
Bu aslında bir işveren oyunudur. Çalışanları sözde motive etme ve sorumlu tutma adına bu ünvan verilir. Bu ünvanı vermekle birlikte eğer bir maaş artışı yapmıyorsa, işveren karlı çıkar. Zira aslında “Müdür” olmanın gerektirdiği yetkilere sahip olmayan çalışan, başkalarının emri ile hareket ettiği halde, yapılanlardan sorumlu tutulur. Başkalarının başarısız taktiklerinin sorumluluğu kolayca ona yıkılır.
Bazen de bir ünvanın yetkileri yavaş yavaş alınır ve içi boşalır. Ünvandan dolayı yetkili gibi görünen kişi, aslında hiçbir konuda kendi başına karar veremez. Yine asıl yetki sahibinin yanlışları ona yıkılır. Başarı ise yetki sahibi tarafından sahiplenilir.
O yüzden bir iş teklifi geldiğinde mutlaka yetki, sorumluluk ve ünvan konuları detaylıca sorgulanmalıdır. Tabi beklenti sağlam bir işe sahip olmak ve vicdanın rahat olmasıysa…