Yapay Zeka Bilinçlenebilir mi ?

Yapay Zeka son zamanlarda üzerinde çokça durulan bir konu. Turing Testini geçen programlar da var. Peki Yapay Zeka bir insan gibi bilinçlenebilir mi ? Bunun için insandaki bilincin kaynağına bakmak lazım.

Bana göre insan bilincinin kaynağı, duyu organları. İnsanı bilgisayara benzetirsek, duyu organları bizim veri giriş portlarımız. İnsan bütün verilerini beş duyusu sayesinde alır. Bunlar gözlerimiz, kulaklarımız, burnumuz, dilimiz ve tenimizdir. Şimdi bunlara kısaca bir göz atalım.

Gözlerimiz, görsel verileri almamızı sağlar. Mesela bu yazıyı okuyabilmek için gözlerinizi kullanıyorsunuz. Gözleriniz sayesinde bu yazdıklarımı beyninize yolluyor ve değerlendiriyorsunuz. Bu değerlendirme sonucunda yazdıklarımı faydalı veya faydasız buluyor, ona göre hafızanıza kaydediyor veya unutuyorsunuz. Veya farklı veriler ile kıyaslayıp, itiraz ediyorsunuz.

Ancak gözleriniz sayesinde aldığınız veriler aynı zamanda farklı bir değerlendirmeye daha giriyor. O da en basit tabirlerle Güzel ve Çirkin. Bazı şeylere bakmak bile istemezken, bazı şeylere ise bakmaktan kendimizi alamayız. Bakmak istemediğimiz şeyler bizde tiksinti, üzüntü, korku gibi duygular uyandırırken, bakmaktan kendimizi alamadığımız şeyler, zevk, sevgi, mutluluk gibi duygular uyandırır.

Kulaklarımız işitsel veriler almamızı sağlar. Karşımızdakinin söylediği şeyleri kulaklarımız vasıtası ile duyar ve beynimize yollarız. Aynı gözlerimizden aldığımız veriler gibi, kulaklarımızdan gelen verileri de değerlendiririz. Bu sayede mesela arkamızdan gelen bir otomobilin sesini duyar ve kenara çekilerek ezilmekten kurtuluruz.

Kulaklarımızdan aldığımız verileri de farklı bir değerlendirmeye alırız. Güzel olduğunu düşündüğümüz bir müziği dinlemek isterken, bir matkap sesini rahatsız edici bulur ve duymamaya çalışırız.

Burnumuz da bize etrafımızdaki kokuların bilgisini verir. Mesela yanık kokusu aldığımızda, bir şeyin yandığını düşünür ve tehlike yaratıp yaratmadığına bakarız. Ve yine bir parfüm kokusu ile ter kokusunun bizde uyandırdığı duygular farklıdır.

Dilimiz yediğimiz şeylerin tadını almamızı sağlarken, bize bozulmuş ve zarar verebilecek yiyeceklerin bilgisini verir. Ama bazı şeyleri yemeyi daha çok sevmemizi, bazı şeyleri yememeyi tercih etmemizi sağlayan da büyük oranda dilimizdir.

Dokunduğumuz bir şeyin yumuşak mı, sert mi, soğuk mu, sıcak mı olduğu bilgisini tenimiz sağlar. Aynı tenimiz birinin canımızı acıtması veya bizi sevmesi ile oluşan duygularımızın da kaynağıdır.

Yani duyu organlarımız esas itibarı ile bize çeşitli bilgiler verirken, aynı zamanda tehlikelerden koruma ve iyi ve kötü duygular oluşturma işlevine de sahiptir.

İşte bu duygular oluşturma işlevi, yapay zekada oluşmaz. Çünkü yapay zekanın vurulduğu zaman acıyan veya sevildiğini hissedebileceği bir teni yoktur. Bu olmadığı için de aldığı verileri sadece bilgi olarak değerlendirir. Veya diğer insanlardan aldığı duygusal tepkilere göre değerlendirir. Kendine göre değerlendiremez. Bunu kendine göre değerlendiremediği için de sadece bir program olarak asla özgün bir bilince sahip olamaz.

Eğer bir gün insan gibi hisseden organlara sahip bir android yapılırsa, ancak onun bilinçlenmesi söz konusu olabilir. Burada hisseden konusu önemli. Bir mikrofon, bir bilgisayara işitsel veriler verebilir. Ama mikrofon, yapay zekanın aldığı müzik sesinden zevk almasını, matkap sesinden ise nefret etmesini sağlamaz.

Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.