Theseus’un Gemisi Üzerine

Theseus’un Gemisi felsefe tarihindeki önemli düşünce deneylerinden biridir. Birçok farklı versiyonu vardır. Ve aslında cevap, bence o versiyona göre değişir.

Versiyonların birinde, Theseus gemisi ile uzak bir yerden dönmektedir. Bu arada geminin bazı parçaları eskimekte olduğundan değiştirilmekte ve değiştirilen parça da denize atılmaktadır. Gemi Atina’ya vardığında değişmeyen hiçbir parçası kalmamıştır. Ve bu durumda hala Theseus’un gemisi midir ?

Şimdi bunu günümüze uyarlayalım. Diyelim ki, bir masa üstü bilgisayarınız var. Ve zaman zaman bunun bazı parçalarını değiştiriyorsunuz. Bir süre sonra fark ediyorsunuz ki, hiçbir değişmeyen parça kalmamış. Bilgisayar hala sizin bilgisayarınız mıdır ? Evet sizin bilgisayarınızdır. Çünkü değişen parçaların parasını da siz verip almışsınızdır. Ayrıca bilgisayarı siz kullanmaktasınız. Bu durumda Theseus’un gemisi neden onun olmasın ? O da onun gemisidir. Çünkü gemideki değişimler onun izni ile yapılmaktadır.

Bu aslında hatalı bir versiyondur ve üzerinde durulması gereken asıl konuyu iyi izah edememiştir. Bu yüzden bu versiyona bir ilave yapmışlar. Theseus’un gemisini takip eden bir çöpçü denize atılan bütün parçaları toplamıştır. Ve o parçaları tekrar bir araya getirerek Theseus’un gemisinin ilk halini inşa etmiştir. Atina’ya da iki gemi birlikte varmıştır. Bu durumda Theseus’un gemisi hangisidir ?

Bunu da günümüze uyarlayalım. Bilgisayarınızda değiştirdiğiniz tüm parçaları sakladığınızı ve bunları kardeşinizin tekrar birleştirdiğini düşünelim. Elinizde yavaş yavaş değişen bir bilgisayar ve değiştirdiğiniz parçaları toplayarak kardeşinizin yaptığı bir bilgisayar var. Hangisi sizin bilgisayarınız ? Kullandığınız bilgisayar sizindir. Çünkü bilgisayarda yaptığınız değişikliklerin bir sebebi var. Daha iyi performans almak, kullanamadığınız programları kullanmak istiyorsunuz. Bu yüzden kardeşinizin tekrar yaptığı eski bilgisayarınız ile şimdiki bilgisayarınız arasında çok ciddi fark var. Ve siz de, kardeşiniz de o topladığı bilgisayarı kullanamazsınız. Bu durumda kullanamadığınız bir şeyin sizin olmasının bir anlamı var mı ?

Aynı durum Theseus’un gemisi için de geçerli. Theseus yeni parçalarla çok daha dayanıklı bir gemiye sahip, çöpçünün topladığı gemi ise, muhtemelen yüzmez bile. O halde Theseus neden yüzmeyen veya her an batabilecek bir gemiyi sahiplensin ?

Elbette bu versiyon da hatalı. Çünkü hayattaki bir insanın sahiplendiği şeyden bahsediyoruz. Hayattaki bir insan hangi gemiyi sahiplenirse, o onun gemisidir. İsterse iki gemiyi de sahiplenebilir tabi ki…

Gelelim en uygun versiyona…

Bu versiyonda Theseus ölmüştür. Gemisi ise müze olarak kullanılmaktadır. Ancak yüzyıllar içinde geminin eskiyen parçaları değişmiştir. Ve bir gün gemide Theseus zamanından hiçbir parça kalmamıştır. Bu hala Theseus’un gemisi midir ?

İşte bu noktada gemide ne Theseus’un sahipliği, ne de devam eden kullanımı söz konusudur. Bu durumda gemiye Theseus’un gemisi demek doğru olmayabilir. Sonuçta dilimiz bu durumu açıklamak için yeterli imkana sahiptir. Gemiyi Theseus’un gemisinin kopyası olarak adlandırabiliriz. Mesela Atatürk’ün Selanik’te doğduğu evin bazı yerlerde kopyaları yapılmıştır. Bunlar “Atatürk’ün Evi” değil, “Atatürk’ün evinin kopyaları” dır. Atatürk’ün evi Selanik’tedir. Belki geçireceği tadilatlar ile ileride Atatürk zamanından bir parçası kalmasa da, en azından lokasyonu aynı kalacaktır. Theseus’un gemisinin de orjinal parçaları gemi formunda olmasa da ayrıca sergilenebilir. Ama gemi formundaki artık bir kopyadır.

Bu düşünce deneyi aslında biz insanların değişimi ile ilgilidir. Küçüklük halimiz ile 40 yaşındaki ve 80 yaşındaki hallerimiz farklı görünür. Görünmekle de kalmaz. Farklı davranır ve farklı düşüncelere sahiptir. Peki bizi 40 yaşındaki ve 80 yaşındaki halimiz ile aynı kişi yapan nedir ?

Zihnimizdeki kişisel tarihimiz ve çevremizdeki bizi tanıyanlardır. Ve tabi ki, vücudumuza sahip çıkmamızdır. 40 yaşında da olsak 80 yaşında da olsak zamanla değişmiş olan vücudumuz bizim kullanımımızda olan bir vücuttur. Estetik ve cerrahi müdahaleler ile değişmiş olması bizim bu vücudu kullanmamamıza neden olmaz. Ölene kadar mecburuz. Öldükten sonra zaten vücudumuz ile tanınmayız. Toprak olduktan ve üzerimizde bir portakal ağacı çıktıktan sonra kimse o portakalın aslında biz olduğunu söylemez. Aynı şekilde bize benzeyen bir robot yapılırsa, o robotun da biz olduğunu söyleyemezler. Bizim kopyamız olduğunu söyleyebilirler.

Bu yazı Yazılar içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.